12 Temmuz 2011 Salı

MUTHELİF ZAMANLARIN SENSİZLİĞE VURAN SAATLERİ

Yokluk saatleri boş limanlarda.Kimse uğramıyor yalnızlığıma ve ben,senden başka kimseyi kabul etmiyorum zaten bu ayrılık akşamına. 

Yoksulluk saatleri Anadolu coğrafyasında.Burada da kimse el gözü ile bakmıyor gözlerime senden başka;oysa ben ne kadar yabancıyım o coğrafyaya,ne kadar Egeli'yim onlara.Nereden mi tanıyorlar beni?Yoksulum ben ondan.Sen'den yoksul.Bu yüzden Anadolu'yum.Onlar gibi yoksulum. 

Darlık saatleri soluk borularında.Kimse suni teşebbüste bulunamaz dudaklarıma;kesilen nefesim için,senin dışında.Mühürledim dudaklarımı.Mührü sökmek senin elinde.Başkasına yasak. 

Ezan saatleri cami avlularında.'Kimse','Kimse''yi tanımadan saf tutuyor yanyana.Bunca tanışıklığımız nasıl koyamaz bizi yanyana!?Niye hep başkalarına o saf tutmaların? 

Çay saatleri beş sularında.Kimse kurtaramaz beni;başım o ağzına kadar sensizlik suyuyla dolu kovada.Senin suyunda,senin nefessizliğinle boğuluyorum. 

Ölüm saatleri öğlen-ikindi selalarında.Kimse kalmayacak dünyada bilirim.Nerden mi bilirim?:Ben yaşarken de kalamadım ki bu tarafta.Sen yoktun ve ben hep ölüydüm dört mevsimin her akşamında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder