27 Haziran 2011 Pazartesi

EŞ ZAMANLI

Türk sanat müziği çalmalı fonda;ya da canlı söyleyen birileri.Bazen uzun uzun bakar, farklı yerlere giderim şarkıyı söyleyene bakarken.Derin yarıklı acılara.Sonra önümdeki dostlarıma dönerim;bazen her ne kadar acımasız olsalarda sorarım onlara:'Ey kağıdım Ey kalemim
Neresinde kalmıştık sevgilinin??

24 Haziran 2011 Cuma

ÇAPA

Burası bir hastane koridoru
Muayene öncesi beklemedeyim
Soğuk görünümlü beyaz sandalyeler üzerinde
Üşümekteyim

Burası bir çeşit hayatlarla dolu
On küsür hastayla beraberim
Değişik gözlerin bilmediğim hayatları tarafından
Süzülmekteyim,süzmekteyim

Burası bir devlet kurumu
Resmi acılardan uzak haldeyim
Bu mısrayı bir türlü bulamamak ile
Yazamamktayım,gevelemekteyim

Burası yine bir hastane koridoru
Muayene öncesi beklemedeyim
Tıbben çareli hastalığım tamam da
Ben;ilacı olmayan illetteyim.

21 Haziran 2011 Salı

FERİŞTAH

Bir kelebek kondu karnıma
O karın doğmayacak çocuğuma büründü
Gözlerin Feriştah bir gülüştü

Bir çocuk çıktı karşıma
Herkese gözleri yeşil göründü
Onlar benim ela ölümümdü

Bir acı verdim sana
Dünyanın en tatlı acısına dönüştü
O bir ilk öpüşündü

Bir şarkı geldi akılıma
İçinde ''Bu gece son...' diye bir bölümdü
Kelebek Çocuk'a gömüldü.

13 Haziran 2011 Pazartesi

ÇOCUK

Otobüste giderken karnıma dokundum
Olmayan bir aşktan
Doğmayan çocuğumuza
Adı konmayacak;ama
Erkek olacak
Babasına benzeyecek
Belki biraz bana
Sonra ikimizin şair yanına
Kafiyeler arayacak aşklarına
Otobüste giderken karnıma dokundum
Olmayan bir aşktan
Doğmayan çocuğumuza
Bir kızı sevecek senin gibi
Kız da onu deli divane
Ama dilerim
Sonları benzemesin bize!
Kız:'Keşke annenin kadar benim de olsaydın' dediğin de;
Bizimki kızın olmuş olsun bilahare.

ÖTE YOK

Bir ülser vurdu kalbimi
Damarlarımda sıfır derecenin altında yanıklar
Ciğerlerim sahralarının susuzluğu
Oy benim yaz ölümüm.

İSTEK ÜZERİNE YAZILAN BİR ŞİİR

Bir kahvaltı sofrası İsmaille
Çayları getiriyor garson
Halim derin,halim yoğun
Taze bir acıdayım
Ve ismail bunu biliyor
Taze bir çay geliyor
Taze bir acının yanında nasıl gider bilmiyorum
'Ne güzel koktu' diyor İsmail
Devam ediyor
Hadi buna da bir şiir yaz diyor
'Yarin kokusunun yerini hiçbir şey tutmaz diyorum'
Vay be! diyor.
Oysa halim 'AAAHH AAHH!'

HER SAYFA

Alışkanlık edinmişiz
Yeni bir deftere başlarken
İlk sayfasını boş bırakmayı
Olur mu hiç!?
Boş bir sayfa!
Seni yazmadan!?
İmkansız!

??

Yoksa bu ömür boyu yalnızlığa mahkumiyeti önsevişmesi mi?

12 Haziran 2011 Pazar

DÖRT GÜNLÜKTÜ AŞKIMIZ

Önsöz,
Giriş,
Gelişme;ki bitmesin isterdim,
Sonuç.

ŞAİRCE

Bir şair için
Bir heykelin önünde fotoğraf çektiren iki çocuk
Asla 'Fotoğraf çektiren iki çocuk' değildir.

HADİ

Bırak dilinin dili tutulsun
Suskunluğunu al,gel
Astigmat mastigmat olsun
Gözlerini al,gel
Uzaksa uzak olsun
Yine de ellerini al,gel.

11 Haziran 2011 Cumartesi

FOTOĞRAFIN İLHAMI

Bir fotoğrafın var elimde
Bana bu şiiri yazdıran
Birlikte çekilmemişiz hiç
İçim talan,içim viran.

BANA ÖZEL

Yeşil diyorlar rengine gözlerinin;
Benim icin hep ela kalacaklar!

BANA KALAN

Durduk!
Oysa henüz başlamamiş mıydık dönmeye??
Sustuk!
O iki sözcüklü cümleyi kuramadan daha...
Şimdiki zaman eki'm olmaliydin...
Bir di'li gecmis zaman biraktin
Bir de oynadığım çakmağının kokusunu avcumda.

ADINI -'SEN'- KOY

Ela gözlerinde teneşir uykuları...

ZATEN

Hani kuru çimenler arardık üzerine yayılmak için sereserpe
Eninde sonunda ıslanacaklarmış
'Gözyaşlarımızla'...